Aleviler İçin Kutsal Ziyaret Alanı Maden Tehdidi Altında: Sivas'ta Köylüler Direnişte
Sivas'ta Selestit Ocağı Tartışması: Köylüler Kutsal Alan ve Su Kaynakları İçin Endişeli
Sivas'ın Zara ilçesinde planlanan selestit ocağı projesi, köylülerin kutsal alanları ve su kaynaklarını tehdit ettiği gerekçesiyle büyük tepki topluyor. Köylüler, "madene hayır" sloganlarıyla projeye karşı yürüdü.
Sivas’ın Zara ilçesi Dipsizgöl ve Çaylı köyleri yakınında Barit Maden Türk A.Ş. tarafından Alevi yurttaşların kutsal kabul ettikleri Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ile yöredeki köylerin su kaynaklarını da kapsayan bölgeye selestit ocağı açılmak istenmesi üzerine köylüler harekete geçti. Projeye karşı açılan dava kapsamında bilirkişi keşfi yapıldı.
Kutsal Alanlar ve Su Kaynakları Tehlike Altında
Barit Maden Türk A.Ş. tarafından işletilmek istenen selestit tuzu ocağı, toplam 150 hektarlık ruhsat sahasının 19,14 hektarlık bölümünü kapsıyor. Ancak proje hem kutsal alanları hem de su kaynaklarını tehdit ettiği gerekçesiyle tepki çekiyor.
ÇED Gerekli Değildir Kararına Dava Açıldı
Proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararına karşı dava da açıldı. Sivas İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında bilirkişi raporu için keşif kararı verildi. Bilirkişi keşfi öncesinde Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Derneği tarafından hazırlanan raporda, projenin çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik etkiler açısından yasal düzenlemelerin öngördüğü kriterlerden çok uzak olduğu belirtildi. Raporda ayrıca tarım ve hayvancılığın, su kaynaklarının, yaban hayatının korunması ile kırsal kalkınmanın gözetilmediği; hazırlanan ÇED Proje Tanıtım Dosyası’nın ise bilimsellikten uzak ve kamu yararını göz ardı eden bir belge olduğu vurgulandı.
Köylüler "Madene Hayır" Dedi
Keşif günü yörede yaşayan yüzlerce köylü, “madene hayır” sloganları atarak alana yürüdü. Dipsizgöl Köyü Çevre Koruma Platformu adına basın açıklamasını Handan Alkan okudu. Alkan şöyle konuştu:
“Doğa yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda kutsal bir varlıktır. Ağaçlarımız, dağlarımız, sularımız; şifa bulduğumuz, inancımızı yaşattığımız mekânlardır. Maden projesi yalnızca doğamıza değil; kültürel, sosyal ve manevi yaşamımıza da onarılmaz zararlar verecektir. Proje hayata geçirilirse köyümüzün tek su kaynağı yok olacak. Diğer tüm kaynaklar ve çevresindeki ekosistem tahrip edilecektir. Çok sayıda endemik bitki ve nadir hayvan türü yok olma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Buna rağmen hazırlanan proje dosyasında köyümüzdeki 12 çeşme ve ana kaynak suyunun görmezden gelinmesi, çevresel etki değerlendirme (ÇED) sürecinin bilimsel ve hukuki dayanaktan uzak olduğunu açıkça göstermektedir.”
"Yaşam Hakkı Meselesi"
“Maden sahası Dipsizgöl Köyü’ne yalnızca 2 kilometre, en yakın yerleşime ise 400 metre uzaklıktadır. Yani proje doğrudan köylünün yaşam alanına yapılmak istenen bir saldırıdır. Üstelik iklim krizinin derinleştiği, ülkemizin su fakiri olduğu bir dönemde tarım alanlarımızın, meralarımızın, ormanlarımızın ve geleceğimizin yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Biz bu projeyi bir ticaret değil, bir yaşam hakkı meselesi olarak görüyoruz. Halk olarak buradayız. Doğamızı, toprağımızı, ekmeğimizi, suyumuzu, çocuklarımızı ve geleceğimizi koruyacağız. Kötülüğe ve açgözlülüğe geçit vermeyeceğiz. Hep birlikte haykırıyoruz; toprağımızı, suyumuzu, geleceğimizi vermiyoruz.”
Alıntı: Birgün
Diğer Haberler
Tarihi Karaindibi Mağarası'nı tehdit eden kalker ocağının kapasite artış talebine ret
Cengiz’in bakır ocağı için 51 bin ağaç tehlikede
Maden şirketlerinin önü açıldı: 'Rezerv var' diyerek bölgede kalabilecekler
Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.